Manisa Mesir Festivali Kültür ve Gastronomiyi Buluşturdu
Bu yıl 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerde, şehrin köklü tarihi ve kültürel dokusu ön plana çıktı. Festivalde düzenlenen söyleşilere katılan usta oyuncular Erkan Can ve Güven Kıraç, Manisa‘nın kadim geçmişi ile zengin mutfak kültürü üzerine görüşlerini paylaştı. Sanatçılar, kentin sadece tarımsal üretimiyle değil, aynı zamanda kültürel varlıklarıyla da ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtılmasının önemine dikkat çekti.
Manisa’nın Tarihi ve Turizm Vizyonu
Şehir Bir Açık Hava Müzesi Olarak Anlatıldı
Festivalde konuşan Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, şehrin tarihi ve doğal güzelliklerini vurgulayarak, Manisa’nın adeta bir açık hava müzesi olduğunu belirtti. Deste, Kula-Salihli UNESCO Jeoparkı, Sardes Antik Kenti ve Spil Dağı Milli Parkı gibi önemli destinasyonların şehre kazandırdığı değere dikkat çekti.
Yerel Kalkınma ve Turizm Projeleri
Burak Deste, Büyükşehir Belediyesi olarak turizm ve yerel kalkınmaya yönelik yürütülen projelerden bahsetti. Kadın kooperatifleri ve halk mandıraları ile kırsal kalkınmanın desteklendiğini belirten Deste, “Manisa’yı bütüncül bir turizm destinasyonu haline getirmek önceliğimizdir,” ifadelerini kullandı.
Gastronomi ve Sağlıklı Yaşam Panelleri
Gelenekten Geleceğe Manisa Mutfağı
Festivalin gastronomi bölümünde düzenlenen oturumlarda sağlıklı beslenme ve geleneksel mutfak kültürü ele alındı. Simay Güvercin moderatörlüğünde Dilek Yetkiner, Handan Kaygusuzer ve Sercan Çam’ın katıldığı panelde, yerel mutfakların sürdürülebilirliği tartışıldı. Ayrıca, Deniz Sarıhanlıoğlu moderatörlüğünde Taylan Kümeli ve Yeşim Halıcı Tan tarafından “41 Bitkinin Bugünkü Karşılığı” başlıklı oturumda, mesir macununda kullanılan şifalı bitkiler ve bunların günümüzdeki yeri bilimsel açıdan değerlendirildi.
